• Anasayfa
  • Hakkında
  • Topluluklar
  • Arşiv
  • Linkler
  • İletişim

Terakki Oyuncuları’nın Oyunu Üzerine
Ayşan Sönmez / Tiyatro Boğaziçi

Terakki Oyuncuları’nın sergilediği F.G. Lorca’nın “Don Cristobita ile Dona Rosita’nın Acıklı Güldürüsü” adlı oyun, lise tiyatrolarında yaygın olarak var olan müsamere mantığıyla oyun sahneleme eğilimine, belirli gün ve haftalar kapsamında düzenlenen skeçlerle sınırlı kalan tiyatro anlayışına karşı iyi bir yanıt oluşturuyor. Liselerde tiyatro çalışması yapanlardan genellikle okulun yıl içindeki etkinliklerine niteliği pek de sorgulanmayacak bir tiyatro gösterisi hazırlayıp programı doldurmaları, öğrencileri tiyatroyla haşır neşir edip ‘kültür’ kazandırmaları ve liseler arası yarışmalardan ödülle dönüp okulun prestijini artırmaları bekleniyor. Yıl boyunca yapılan tiyatro çalışmaları böylesi hedeflere entegre olduğundan uzun vadede bir kadro oluşturup ortaokulda / lisede tiyatro yapan öğrencilerin sonrasında da ciddi bir tiyatro faaliyeti içine girmeleri ya da en azından nitelikli tiyatroseverler haline gelmeleri pek de mümkün olmuyor. Ya da asıl motivasyon yarışmalarda ödül alıp diğer okulları sollamak olduğunda, çalışma süreci oyunu yarışmalarda talep edilen niteliklere göre kurmak üzerine şekillenebiliyor ve gerek grup içinde gerekse diğer okullarla yaratılan rekabet ortamı kolektif bir çalışmayla nitelikli teatral ürünler verilmesini engelleyebiliyor. Bunlar liselerde çalışma yapanların sık sık gündemine gelen ve kendi çalıştıkları okullarda mücadele etmeye çalıştıkları sorunlar. Terakki Oyuncuları’nın sahnelediği oyunun çalışma sürecinin işleyişi ve ortaya çıkan ürün gözönüne alınarak değerlendirildiğinde lise tiyatroları için olumlu bir örnek olduğunu düşünüyorum.

Öncelikle, henüz gelişim çağındaki çocukların algılayış biçimlerine ve verdikleri ürünlere doğrudan yansıyan televizyon / bilgisayar dünyasının klişe imgelerinden ve erkek egemen sistemin dayattığı kalıplaşmış cinsiyet rollerinden kısmen de olsa uzaklaşmalarına olanak tanıyan bir oyun metnini, bir Lorca oyununu sahnelemenin, onları lirizme ve kendilerini yansıtabilecekleri çocuksu ve naif bir dünyaya davet etmek adına önemli olduğunu düşünüyorum. Oyuncular birçok sahnede doğaçlama yapmışlar. Doğaçlamaların ağırlıklı olduğu sahnelerde Lorca’nın dilinin hakim olduğu pek söylenemez, daha çok, oyunun genelinde oyuncular kendi dünyalarıyla Lorca’nınkini bir güzel harmanlamışlar. Belli tiplemeler tam oluşamamış olsa bile rollerin net dramaturjik yönelimlere sahip olduğunu hissettirmesi seyircide öyküye ya da tiplemeye dair bir belirsizlik oluşmasını önlüyor. Oyun metnine, doğaçlamalar dışında tek müdahale, orijinalinde oyunun açılışında var olan Sivrisinek öğesinin, mahsur kaldıkları kuklacı dükkânından seyircilere oyunun öyküsünü anlatan, oyunun geneline yayılmış masal anlatıcılarına dönüştürülmesi olmuş. Bir anlamda kukla oynatıcıları olan sivrisineklerin oyuna dahil oldukları yerler Rosita’nın düş dünyasını daha belirgin bir şekilde açığa çıkarmış. Prodüksiyon çalışmasında, kostüm-dekor tasarımı, müzik ve ışık kullanımında sadelik tercih edilmiş. Beden kullanımlarıyla kimi zaman kuklaları taklit eden oyuncular, sanki oyuncakmış gibi duran bir sahne tasarımının önünde oynayınca seyircide bir kukla oyunu seyrediyormuş izlenimi uyanıyor.

Terakki Oyuncuları oyunu çalışırken kolektif bir çalışma yürütmüş. Oyunun sahnelenmesine kısa bir süre kalana kadar rol dağılımı netleşmemiş, mümkün olduğunca çok oyuncu değişik rolleri denemiş. Böyle bir çalışma yöntemi, oyunun grubun geneli tarafından sindirilmesini, sahiplenilmesini sağladığı gibi, rollerin ve sahnelerin zenginleşmesine de yardımcı olabiliyor ve en önemlisi, anlayış olarak star oyunculuğuna değil kadro oyunculuğuna vurgu yapıyor. Nitekim Terakki’nin oyununda sahnede ufak tefek aksamalar ya da unutmalar olduğunda, sahnenin ve rolün akışına hakim diğer oyuncular ciddi bir kesintiye mahal vermeden sahneyi devam ettirebiliyorlar.


Oyun kadrosunu birkaç lise öğrencisi dışında ağırlıklı olarak ortaokul öğrencileri oluşturuyor. Lise birinci sınıftan sonra asıl gündemi üniversite sınavı olan lise öğrencileriyle bir prodüksiyon çalışmasına girmek hem prodüksiyon sürecini sekteye uğratıyor, hem de ilk kez üst sınıflarda bir tiyatro pratiği içine giren öğrenciler, kalıcı bir kadro oluşumuna pek aday olamıyorlar. Ayrıca ortaokul öğrencileri yaşlarının etkisiyle ve henüz sınav stresiyle uğraşmadıklarından çalışma sürecinde daha enerjik, yaratıcı ve disiplinli olabiliyorlar. Ortaokul ağırlıklı bir gruptan oluşan Terakki Oyuncuları bize ilerde bu lisede bir kadro oluşturma şansı olduğunu gösteriyor.