Yazının başlığından
da anlaşılacağı üzere İstanbul Amatör Tiyatro Günleri
(İATG) ilk defa düzenlenmiyor. 1984’te Boğaziçi
Üniversitesi Oyuncuları tarafından düzenlenmeye
başlanan İstanbul Amatör Tiyatro Günleri, 90’lı
yıllar boyunca Amatör Tiyatrolar Çevresi (ATÇ) bünyesinde
bulunan gruplar tarafından organize ediliyordu.
Birden fazla sahnede oynanarak çok merkezli seyirci
odakları oluşturmayı başaran bu şenlik, bugün İstanbul
Alternatif Tiyatrolar Platformu (İATP) adı altında
biraraya gelen ve geçmiş deneyimlerden ders çıkararak
örgütlenen gruplar tarafından devam ettiriliyor.
Platformun, Amatör ile Alternatif kelimeleri arasındaki
fark konusunda, birbiriyle ilintili hatta bazen
eş anlamlı tutulmasına rağmen Alternatif tercihi
ise her türlü tiyatro örgütlenmesine açık olması
yönüyle daha kapsayıcı ve dışa dönük bir tarzın
yansımasıdır. Bu amaçla daha geniş kitlelerle buluşma
noktasında İATP’deki A, Amatör yerine Alternatif
tercihi göstermekte. Şenlikteki Amatör vurgusu ise
aynen devam etmektedir.
Daha önceleri şenliğin asıl hedeflerinden biri olan
her grup birbirinin oyununu izlemelidir sözü artık
hedefini aşmış, seyirci örgütlenmesinde önemli bir
aşama kaydedilmiştir. Bugün platform içindeki hiçbir
grup, İATG şenliği sırasında turne yapmamaktadır.
İATP, başarılan bu hedefi, şenlik sonrası eleştiri
ve çalışmalarla dışa dönük enerji de aktarmaya çalışan
bir organizasyona doğru ilerletmek çabasındadır.
Bu amaçla kendi içinde Eğitim Araştırma Komisyonu
oluşturan platform, çeşitli yönelimlerden bazen
ortak, bazen farklı eğilimler ortaya çıkararak bu
organizasyona bir katkı yapma düşüncesindedir.
Tiyatro alanında birlik sorununa alternatif bir
perspektif, belirlediği hedeflere bir hareketlilik,
ivme ve çeşitlilik kazandırmaya çalışan platform
grupları, grup ilişkilerinden platformlar arası
ilişkilere kadar, şenlik de dahil olmak üzere her
türlü dayanışmaya açık olduklarını bu girişimle
beyan etmiş bulunmaktadırlar. Bu beyanla platformdaki
tüm gruplar ileriye dönük olarak alternatiflik hedefini
ulaşılmak istenen yer olarak seçme cesaretini ve
tüm çalışmalarını bu yönde ilerletme sorumluluğunu
üstlenmişlerdir. Bu yıl ki şenlik de bu duygular
arasında gerçekleştirildi. Ve tüm gruplar kendi
koşulları dahilinde ellerinden geleni yaparak bir
şekilde bu organizasyona katkıda bulundular.
İATG 2001 şenliğine katılan
ve oyunlarını sergileyen gruplar:
Eğitim-Sen Muş Şubesi Tiyatro Topluluğu/ Mahmud
ile Yezida
İstanbul İktisat Sahnesi/ Kral Ölüyor
Özgür Sahne/ Hippi Ana ve Ben Ulrike Bağırıyorum
Tiyatro Boğaziçi/ Yeni Bir Hayat İçin
İstanbul Tıp Fakültesi Tiyatro Topluluğu/ Oyunlarla
Yaşayanlar
Yıldız Üniversitesi Oyuncuları/ Sevgi Paylaştıkça
Çoğalır ve Silahşörün Gölgesi
Boğaziçi Üniversitesi Oyuncuları-Mimar Sinan Üniversitesi
Oyuncuları/ Deprem
İ.Ü. ÖKM Sahnesi EAT/ Don Cristobita ile Dona Rosita’nın
Acıklı Güldürüsü
Terakki Oyuncuları/ Don Cristobita ile Dona Rosita’nın
Acıklı Güldürüsü
MİFTOK/ Ödenmeyecek Ödemiyoruz
Eğitim-Sen 3 No’lu Tiyatro Girişimi/ Doğmamış Çocuktan
Mektup
Teatra Evina Welat/ Stranen Cinan
Teatra Jiyana Nû/ Ta
Şenlikte oyunlar dışında yapılan etkinlikler
İATP Genel Toplantısı
Sezai Sarıoğlu’nun Şiir Kırıntıları adlı şiir dinletisi
Metin Yazımından Sahneye adlı söyleşi ve panel
BGST Dans Tiyatrosu Birimi/ Workshop
Bu seneki İATG 2001 Şenliğinde İATP bünyesinde
bulunan 14 gruptan 13’ü bir şekilde şenliğe katkıda
bulunmuştur, Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Tiyatro
Topluluğu ise şenliğe herhangi bir oyunla katılmamıştır.
BÜO ve MSÜ Oyuncuları kendilerinin yazdığı Deprem
adlı oyunla iki grubun ortak yürüttükleri çalışmada
beraber yer almışlardır. Mahmud ile Yezida oyunu
ile Muş Eğitim-Sen konuk ekip olarak şenliğimize
katılmıştır.
Oyunların Sahnelendiği Salonlar:
İstanbul Üniversitesi Çapa Tıp Fakültesi Sahnesi
İstanbul Üniversitesi ÖKM Salonu
Boğaziçi Üniversitesi Demir Demirgil Salonu
Boğaziçi Üniversitesi Murat Dikmen Salonu
Yıldız Teknik Üniversitesi Oğuz Atay Sahnesi
Şenliği yaklaşık olarak 2300 seyirci izlemiştir.
Açılışının İATP’nin kuruluşu olarak ilan ettiğimiz
İATG Şenliği 5 Mayıs 2001 günü 1.
Genel İATP Toplantısı’yla başladı.
Katılımının yüksek olmadığı şenliğin ilk etkinliğine,
Genel Toplantı adının verilmesi,
yıl içinde her hafta temsilciler düzeyinde yapılan
perşembe günleri toplantılarını, topluluklarının
üyesi bulunan diğer elemanlarına açmak kaygısından
doğmuştur. Böylece gruplar arası karşılıklı bir
ilişki ortamı yaratılması hedeflenmişti. Hafta
içi toplantılarında sağlanan gruplar arası bilgiler
ve yaratılan ilişki ağları aktarılmaya, platformlar
ve insanlar arası bir birliktelik yakalamak noktasında
yılın muhasebesi temsilcilerin tekelinden çıkartılarak
gözler önüne serilmeye çalışıldı. Burada asıl
hedeflenen grup ve grubun temsilcisi arasındaki
ilişkilerin düzenliliğini ve bilgi akışının sağlanabilirliğini
görmekti. Fakat gruplar kendi içlerinde yeterince
organize olamadıklarından, oyunlarının ve kendilerinin
zor bir dönemden geçiyor olmalarından olacak,
toplantı gruplar arası ilişkide istenilen seviyeye
ulaşamadı. Toplantıya yaklaşık 50 kişi katıldı.
İlk olarak Fırat Güllü ATÇ süreci ile İATP arasında
kronolojik bir açılış yaparak genel değerlendirmeler
üzerinden iki örgütlenme arasındaki temel farklılıkları
anlattı. Ve bu değerlendirmeler ışığında tiyatroda
örgütlenme problemleri ve kurumsal ilişkilerin
yerleşik zemine oturması hakkında teknik ve etik
bir tartışma ortaya atıldı.
Genel başlıklarıyla:
Gruplar arası hukuk
Temsilciler arası hukuk
Temsilci ve grubu arasındaki hukuk
Ve belki de İATP ile birlikte ilerde yaratılabilecek
bir
Platformlar arası hukuk
konuları temel alındı. Kuruluş ilkeleri, çağrı
metnindeki başlıklardan ayrıntılandırılarak somutlaştırılıp
genel bir tartışma ortamına sunulmuş oldu.
İkinci konuşmacı Melih Çavaş mezuniyet sonrası
tiyatronun devam ettirilebilmesi konusunda bir
önceki sene yaşanan mezunlar arası ortak proje
ve çalışmalar üzerinden bir deneyim aktarımı sundu.
Bu konu, daha önce halihazırda oluşan birçok mezunlar
tiyatrosu projesine yönelik olarak ortaya çıkmış
ve yeni mezun olan ya da tiyatroya ileride de
devam etmek isteyen insanların mezuniyet sonrası
tiyatro oluşumu, sorunları ve çözümü için bazı
ipuçları vermiştir.
Daha sonra üniversite tiyatrolarından
Boğaziçi Üniversitesi Oyuncuları, Mimar Sinan
Üniversitesi Oyuncuları ve İstanbul İktisat Sahnesi
temsilcileri kendi grup pratiklerinden yola çıkarak
kurumsal sorunlarından ve çözüm yollarından söz
ettiler. Her grubun farklı tarzdaki oluşumları
salon içerisinde de kendini gösterdi ve platforma
yeni katılan üniversite gruplarıyla seyirciye
ulaşma problemi ve yöntemleri üzerine tartışıldı.
Oturumun üçüncü bölümünde ise Kürt tiyatrosu üzerine
MKM’den Teatra Jiyana Nû, KAYY-DER’den Teatra
Evina Welat ve konuk ekip Eğitim-Sen Muş Şubesi
temsilcileri, deneyimlerinden, tarihçelerinden,
karşılaştıkları hukuki ve siyasi baskılardan söz
ettiler. Her üç grubun da farklı geleneklerden
geliyor olmaları olumlu bir tanışma ve tartışma
zemini yarattı.
Her platformun kendi içlerindeki problemleri paylaşma
ve onları tartışmaya açma isteği bu toplantının
en büyük kazanımlarından biri olmuştur. Toplulukların
sorunlarıyla birlikte kendi içlerine dönme alışkanlığından
sıyrılma çabası ile oluşturulan böyle bir genel
toplantı bugün bu şartlar altında, sahip çıkılması
gereken bir etkinlik olmalıdır. Artık ‘her grup
kendi bacağından asılır’ anlayışının yerine ortak
sorunlar çerçevesinde iletişimi, dayanışmayı,
bilgi alışverişini ve ortak etkinlikleri sağlamak
İATP tarafından asıl amaç olarak belirlenmiştir.
Ağırlıklı olarak üniversite tiyatrolarının gösterilerinin
sergilendiği İATG, çıkan oyunlara bakıldığında
bu yılın topluluklar açısından ne kadar zor geçtiğinin
bir kanıtıydı. Fakat sürekli yaşadıkları mezuniyet
problemleriyle dönem dönem geçiş aşaması yaşayan
üniversiteler bu süreyi geçen yıllara göre daha
kısa zamanda atlatacağa benziyorlar.
Genel olarak bir toplu çalışma ya da grup çalışması
ürünü olan oyunlar, çalışmayı genele yayma konusunda
verilen mücadeleyi ve azmi gözler önüne seriyordu.
Şenlikten sonra ise kararlaştırılan, oyun eleştirileri
yazılı olarak belgelensin anlayışı ise yazılı
kültürün de belli bir seviyeye yükselmesi ve eleştiri
kültürünün belli bir zemine oturması açısından
önemliydi. Hem gruplara hem de tiyatro sanatına
kalıcı bir kaynağın oluşturulması ve bunun zamanla
oluşturacağı gelenekselleşme yeni, alternatif
bir kültürün nasıl olabileceğine dair önemli bir
atılımdır. Bu yazışmalardan birkaç örnek bu dosya
içinde yer alacaktır.
Tartışmaların nasıl geliştiğini ve yönlendiğini,
tartışmalarda nelere dikkat edildiğini bir eleştiri
üslubu çerçevesinde sizlere önermek istedik. Böyle
bir çalışmanın zorluğu ise toplulukların açıklığı,
şeffaflığı ve birbirlerine samimiyeti konusunda
önemli bir mesafe katetmesine bağlıdır. Oluşturulabilecek
böyle bir kültür, toplulukların herbirine gerçek
birikimi sağlayacak anahtardır. Ve bu ilk şenlik
ise, sorunlarıyla beraber alternatif anlayışın
ilk olumlu, somut halkası oldu, diye düşünüyorum.
|