1988’de sabit bir mekânı bile olmaksızın kurulan
İstanbul İktisat Sahnesi, bugün 13 yıllık bir altyapı
hazırlığı ile hiç de azımsanmayacak gelişmeler göstermiştir.
Bulunduğumuz mekânda gelişerek ve genişleyerek,
perdesiyle, seyirci yerleriyle, ışık ve müzik sistemiyle
alternatif bir cep tiyatro salonu -Dionysos Salonu-
kitaplığı, dergileri, araştırma dosyalarıyla bir
kütüphane var eden bizler, çalışma odamızla mekânımızı
bir kültür durağı haline getirmiş bulunmaktayız.
Sahnemiz, kendi koşullarının etkisiyle Her Yerde
Tiyatro anlayışını dinamik bir tiyatro pratiğiyle
daha fazla üretime ve yayılıma dönüştürdü. Özellikle
ve öncelikle çevremizde gelişen olayları kendi bakış
açımızla irdeleyerek ve bize ulaşamayanlara biz
ulaşırız diyerek, ürettiklerimizi kantinlerde, koridorlarda,
şenliklerde, toplantılarda; birkaç kişi bulduğumuz
her yerde sergilemeye başladık.
Bugüne kadar oynadığımız oyunların yılı, isimleri
ve yazarları şunlardır:
1988-89 Leonce ile Lena/George Büchner, 1989-90
Ölümsüzler/ Melih Cevdet Anday, 1990-91 Trajedi/
Vladimir Mayakovski, 1991-92 Karınca Kararınca/
İstanbul İktisat Sahnesi, Anlaşmanın Önemi/ Bertolt
Brecht, Hayvanat Bahçesi Hikayesi/Edward Albee,
1992-93 Kırgınlar Evi/ G. Bernard Shaw, Fizikçiler/
Friedrich Durrenmatt, Ya Deve Çıksaydı/ İstanbul
İktisat Sahnesi, 1993-94 Aldatma/ Harold Pinter,
Kel Şarkıcı/ Eugene Ionesco, 1994-95 Dönerek Öldüler/
Murat Doğu (İİS), 1995-96 At/ Gyula Hay, 1996-97
Cephede Piknik/ Fernando Arrabal, 1997-98 İki İşkenceci
ve Özgürlük Ağacı/ Fernando Arrabal, 1998-99 Savaş
Baba/ Yakovos Kambanellis, 1999-2000 Kadın Oyunları/
Dario Fo-Franca Rame, 2000-01 Kral Ölüyor/ Eugene
İonesco
İstanbul İktisat Sahnesi kurulduğundan
bu yana oyunculuk eğitimi ve teorik eğitim olarak
ikiye ayrılan tiyatro eğitimi çalışmalarını, kendi
olanakları dahilinde grup içerisinde bulunan insanların
bilgi birikim ve deneyimlerini kendinden sonra
gelenlere aktarımı yoluyla sürdürmektedir. Ortalama
olarak üç ay süren vücut eğitimi, diksiyon, doğaçlama
ve dramatizasyon gibi, alt başlıklardan oluşan
çalışmalar; ikinci dönem oyun çalışmalarının başlamasıyla
son bularak, yeni üyelerin daha çok ilgi beceri
ve birikimlerine göre sahne arkası ve teknik alanda
oyunun çıkmasına katkıda bulunmalarıyla şekillenmektedir.
Bu süreç içerisinde çalışmaları olumsuz yönde
etkileyen en büyük etken, İstanbul Üniversitesi’nde
geçen sene değişen eğitim sisteminin -çan eğrisi-
getirdiği olumsuzluklardır. Önceki eğitim sistemi
öğenci açısından daha özgürlükçü bir üniversite
ortamı potansiyeli taşırken, yeni sistemin getirdiği
derse girme zorunluluğu ve beraberinde ortaya
çıkan bağıl sistemin dayattığı rekabetçi ortam
öğrenciler arası ilişkileri zayıflatarak öğrencilerin
birbirlerine yabancılaşmalarına sebep olmuştur.
Ve geçen sene yaklaşık otuz-otuz beş kişiyle başlayan
eğitim çalışmaları, çalışmaların gün geçtikçe
ağırlaşmasıyla, bunun yanında ders geçme sistemindeki
değişikliklerle beraber ilk dönem sonuna doğru
yirmi kadar, sene sonunda da on bir kişi kalmıştır.
Üst başlıklarını sıraladığımız eğitim çalışmaları
haftada iki gün pratik eğitim, bir gün teorik
eğitim olmak üzere üç gün yapıldı. Pratik eğitim
çalışmalarında konsantrasyon, duyu açma ve psikodrama
çalışmaları, hafıza dikkat çalışmaları, etken-edilgen
kavramının anlatılmasına yönelik partnerli çalışmalar,
odağın kim veya ne olduğunun kavratılması amacıyla
da alt metinli-alt metinsiz doğaçlamalar yapıldı.
Doğaçlama çalışmalarını destekleyici gruba güven,
gruba kendini bırakma, grup konsantrasyon ve tansiyon
çalışmaları yapıldı.
Her sene 17 Aralık’ta geleneksel olarak düzenlenen
İktisat Fakültesi’nin kuruluş yıldönümü şenliklerinde
oynanan skeçler yeni gelen üyelerin sahne üstü
deneyimi olarak yaşadığı ilk etkinlik olmasından
dolayı büyük önem taşımaktadır. Bundan dolayı
daha çok yeni üyelerin bu skeçlerde rol alması
sağlanmaktadır. Ayrıca şenlik kurucu kulüplerinden
biri olmamızla birlikte tüm topluluk elemanları
daha sene başından itibaren kolektif bir çalışmanın
içinde birbirleriyle daha faydalı bir ilişki tarzına
doğru yönelmektedirler.
Eğitim çalışmalarının devam ettiği dönemde daha
önceden planlanan fakat bazı sorunlardan dolayı
geçen sene sahnelenemeyen “Kral Ölüyor”un dramaturji
çalışmaları daha önceki dramaturji üzerinde değişiklik
yapılarak devam etti. “Kral Ölüyor”, oyun kadrosunun
yeni olması ve kadrodaki herkesin ciddi anlamda
ilk sahne deneyimi olması -sahne üstü ve masa
başı- açısından İstanbul İktisat Sahnesi için
büyük önem taşımaktadır. Bu oyun, beşi turne,
yedisi kendi sahnemizde olmak üzere on iki kez
sahnelendi. Bu gösterilerle bin-bin beş yüz kadar
seyirciye ulaşıldı. Genel anlamda oyun üzerine
eleştirilerin gelmesiyle yıl içerisinde göremediğimiz
farklı noktaların ortaya çıkması bizim için sene
içinde yapılan tartışmaların ne kadar önemli ve
doğru yönde olduğunu ortaya koydu. Reji grubu
oluşturma, metin çalışmaları ve oyunculuk çalışmaları,
yeni oluşan çekirdek kadro açısından kendini geliştirmeye
yönelik önemli noktalar olarak ortaya çıktı.
Bu sene pratik eğitim çalışmalarıyla birlikte
başlayan teorik eğitim çalışmaları çeşitli sebeplerden
dolayı yeterince sağlıklı yürütülememesinden bu
çalışmalar yaz döneminde tekrar ele alındı. Bu
okumalarda Antik Yunan, Ortaçağ Tiyatrosu, Elizabeth
Dönemi, Commedia dell’Arte, Shakespeare, Grotowski
ve Yoksul Tiyatro, Brecht Dosyaları genel anlamda
çalışıldı ve ayrıca Martin Esslin’in Absürd Tiyatro
kitabının Absürd Geleneği, Absürdün Önemi, Absürd
Sonrası bölümleri incelendi.
|