• Anasayfa
  • Hakkında
  • Topluluklar
  • Arşiv
  • Linkler
  • İletişim

Marmara Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Tiyatro Kolu - Dönem Raporu

MİFTOK 1986 yılında Marmara Üniversitesi İktisadi ve İdari Bililimler Fakültesinde kurulmuş bir kulüptür. Kulüp kurulduğu yıl 27 Mart Meddah Gösterisiyle ilk kez seyirciyle buluştu. 1987-1988 sezonunda oynanan "Seferi Ramazan Bey’in Nafile Dünyası" adlı oyunun Sarıyer Halk Eğitim Merkezi’nin düzenlediği tiyatro şenliğinde oynanması ve SHEM’den bazı kişilerin Marmara Üniversitesi’ni kazanarak MİFTOK’a gelmesiyle SHEM Tiyatro Kolu ile organik bir ilişki kuruldu. MİFTOK’ta, Tarkan Çeper Dönemi olarak adlandırılan, 1988-1992 dönemi oyunlarda epik ve göstermeci biçimin kullanıldığı bir dönem. Yine bu dönemde kulübe finansal kaynak sağlamak ve oyunculara sahne deneyimi kazandırmak amaçlı kısa oyun ve skeç çalışmalarına da başlanıyor. Haldun Taner’den "Eşeğin Gölgesi" (1988-1989), Tarkan Çeper’in yazdığı "Tiyatro Günleri" (1989-1990), Sermet Çağan’dan "Ayak Bacak Fabrikası" (1989-1990), F. Dürrenmatt’tan "Büyük Romulus" (1990-1991), M. C. Anday’dan “Ölüler Konuşmak İsterler” (1991-1992) ve Ümit Kıvanç’tan “Macbeth Alla Turca” (1991-1992) bu dönem çalışılan oyunlar.

1992-1993 sezonu deneyimli kadronun mezun olması nedeniyle kulüpte bir geçiş dönemi yaşanıyor. Bu sezon Max Frisch’ten "Bay Biederman ve Kundakçılar" çalışılıyor.

1993-1995 arasındaki dönemde kulüpte deneyimli kadro bulunmadığı için MİFTOK mezunlarından Ali Ergur’la yeniden çalışma yapılıyor. Bu dönemde gövdesel ve şiirsel anlatım tarzına ağırlık verilerek "Alacahöyük’teki Sfenksli Kapının Üzerine Bir Öyküleme\ Canlandırma Denemesi" (1993-1994) ve M. C. Anday’dan "Ölümsüzlük Ardında Gılgamış" (1994-1995) adlı oyunlar sahneleniyor.

1995-1996 sezonuna gelindiğinde kulüpte oldukça tecrübeli bir kadro bulunmaktaydı. Woody Allen’in "Ölüm", G. Tabori ‘nin "Weismann ile Kızılyüz" adlı oyunları çalışılıyor. Aynı dönemde bir ivme kazanan öğrenci hareketleri kulüpte etkisini göstermiş, okulun gündemine müdahale eden kısa skeçlerin yazılıp sahnelenmesini sağlamıştır.

Bu muhalif tutumundan ötürü 1996-1997 sezonuna başlarken kulüp odası sınıf yapılacağı gerekçesiyle alınıyor. Buna yönelik yazılan kısa bir oyunun okul bahçesinde sergilenmesi, imza kampanyası ve basın açıklaması düzenlenmesiyle oda geri alınmıştır. Bu dönemde kulüp içinde bir ayrışma olmuştur. Bir tarafta gövdesel ve soyut anlatımı benimseyen bir grup "Gecenin Nefesi ya da Hiçliğe Ağıt" adlı bir oyunu çalışırken diğer tarafta tiyatral anlamda tecrübesiz bir grup Edward Albee’nin "Hayvanat Bahçesi Masalı" adlı oyunu çalışmaktaydı. Yine bu grup tarafından H. Pinter’in "Ay Işığı" adlı oyunu çeşitli tartışmalar yaşanarak çıkarılıyor.

1997-1998 sezonu kulüp için bir kriz dönemi. Çünkü daha önceki yıllarda yaşanan ve devam eden kişisel tartışmalar sonucu kulüp üyeleri birer birer ayrılıyor. Yeni gelenlerle ilgilenebilecek yalnızca üçüncü sınıfta bulunan Melih Çavaş kalıyor. Bu sezonda kulüpte yeni bir yapı oturtulmaya çalışıldı. Kulüp kurulduğundan bu yana yeni gelenlerle yapılan üç aylık eğitim çalışmaları bir yıla çıkarıldı. Fernando Arrabal’ın "İki İşkenceci" adlı oyunu çalışılmaya başlandı ancak kadronun dağılmasıyla oyun sahnelenemedi. Melih’in iletişimsizlik üzerine yazdığı bir oyunun sergilenmesiyle bu sezon kapandı.

1998-1999 sezonunda bir yıl önce kulübe gelen üyelerin sahne deneyimi edinmesi amacıyla Ionesco’nun "Önder" ve M. C. Anday’ın "Dikkat Köpek Var" oyunları çalışıldı. Ayrıca bu dönemden itibaren MİFTOK, ATÇ toplantılarına düzenli olarak katılmaya başladı. Aynı yıl V. Havel’in "Bildirim" adlı oyunu çalışıldı. O dönem ATÇ’li üniversite toplulukları arasında yapılan röportaj çalışması MİFTOK’ta gündeme gelince, kulüpte o zamana dek oluşmuş bir arşivin olmaması nedeniyle, MİFTOK eski üyelerinden biriyle iletişime geçildi ve o yıl için bu kişi reji grubuna dahil oldu. Aynı dönemde kulüpte üst kurum tartışmaları da yapıldı. Varoluşçu bir oyuna toplumcu gerçekçi yaklaşılması nedeniyle oyun çalışması oldukça zorlayıcı geçti. Yine bu sezon 27 Mart Dünya Tiyatrolar Gününde Beckett’ten Sözsüz Oyun 1 sergilendi. Sezon sonu değerlendirmesinden sonra oyunculuk eksikliklerini gidermek amaçlı yaz çalışması yapılmasına karar verildi. Yaz çalışması o dönem ATÇ’de yapılan Halk Tiyatrosu çalışmalarına paralel gerçekleştirildi.

1999-2000 sezonuna yine oyunculuk deneyimini arttırmak amaçlı Neil Simon’un, Çehov’un öykülerinden derlediği "Boğulan Adam" ve "Baştan Çıkarma" adlı kısa oyunlarıyla girildi. Daha sonra M. C. Anday’ın "Dikkat Köpek Var" adlı oyunu farklı bir rejiyle yeniden çalışıldı. Ardından Ödon Von Horvath’ın yazdığı "İtalyan Gecesi" adlı oyunun çalışmaları başladı. Buna oyun çalışması sırasında mezuniyet sonrası tiyatro tartışmaları da eklendi. Ve paralel olarak kulüpte mezuniyet sonrası tiyatro yapmak isteyen bir grup oluştu. Ancak zaman içinde inisiyatifin gruba yayılamayıp bir kişide toplanması nedeniyle bir kriz yaşandı ve süreç sağlıklı bir ortamda tartışılamadı. Dolayısıyla o yaz mezuniyet sonrası için yapılması planlanan çalışma da iptal edildi. Yaz dönemi kişilerin durum analizi yaptıkları bir süreç olarak geçti.

2000-2001 sezonunun başlangıcına gelindiğinde geçen sezonu grup olarak değerlendirmek ve mevcut rahatsızlıkları konuşmak amacıyla bir toplantı yapıldı. Tartışmalarda sorumluluğun ve inisiyatifin bir kişiden ziyade grupta bulunduğu bir örgütlenme modelinin yaşanan üretim süreci ve kulübün geleceği için daha doğru olacağı sonucuna varıldı. Bunun için kulübün kendi iç dinamiğini üretebilmesi gerekiyordu. Bu tartışmalar sonucu, belirleyici konumunu devam ettireceği endişesiyle Melih’le bir süre ortak çalışma yapılmaması kararı alındı. Yapılan tartışmalar Melih’e bildirildi ve bu durumla ilgili olarak ortak toplantılar yapıldı. O sıralarda ATÇ’de yaşanan ayrışma tartışmaları nedeniyle bu süreç diğer topluluklara tam olarak aktarılamadı. Konu İATP’de gündeme geldikten sonra süreç daha ayrıntılı olarak tekrar değerlendirildi. Yine bu sezonun başında kulüpte idari işlere enerji ayırma zorunluluğu da ortaya çıktı. Çünkü M.Ü. yönetimi, bünyesinde faaliyet gösteren tüm kulüpleri kapatıp Öğrenci Kulüpleri Koordinasyon Kurulu adı altında tek bir merkezde toplama kararı aldı. Böylelikle kulüp kurma işleri daha da zorlaştırılarak öğrencilere yıldırıcı politikalar uygulandı. MİFTOK, ancak üç ay sonra resmi olarak kurulabildi.

Geçen sezon kulübün gündeminde olan bir başka konu da üye sayısını arttırmak için neler yapılabileceğiydi. Buna yönelik olarak, çalışılacak olan oyunda yeni gelen üyelerin de bulunmasına karar verildi. Kasım ayında hem yeni üyelerin temel eğitim çalışmaları hem de o yıl oynanmasına karar verilen Cevdet Kudret’in "Yaşayan Ölüler" adlı oyununun dramaturji çalışmaları başladı. Oyun, savaş karşıtı ve sisteme eleştirel yaklaşan bir konuya sahip olması, açık biçim oyunculuğa ve geniş kadro örgütlenmesine elverişli olması nedenleriyle tercih edilmişti. Bir aydan biraz daha fazla süren dramaturji çalışmalarında oyuna müdahaleler yapılmasına karar verildi. Ancak bunu yapacak reji biriminin yeterli tecrübesi yoktu. Aralık ayında sahneleme aşamasına gelindiğinde bu sorunlar çok fazla aşılamadı. Aynı zamanda kadrodan ayrılmaların da gerçekleşmesiyle oyunun çıkarılması daha da güçleşti ve aralık ayı sonunda oyun iptal edildi. Yani, oyunu seçerken gözetilen amaçlara ulaşılamadı. Ancak sahne öncesi yapılan dramaturji çalışması, yeniden yapılanma sürecinde bulunan grup için verimli ve açıcı olmuştur. ATÇ’nin dağılması ve İATP’nin oluşum tartışmaları da aynı dönem grubun gündeminde yer almıştır. “Yaşayan Ölüler”in iptalinden sonra MİFTOK’ta yeni bir oyun çalışmasının yapılıp yapılamayacağı tartışmalarına girildi. Tartışmalarda kadro örgütlenmesi ve motivasyonu için bir oyun çalışmasının olumlu olacağı sonucuna varıldı. Ayrıca yönetime karşı da bir üretimin varlığından bahsetmek gerekiyordu. Türkiye’deki kriz ortamına oldukça paralel bir konuya sahip olduğundan ve oyunculuk merkezli çalışma biçimine dayandığından ocak ayı başında Dario Fo’nun "Ödenmeyecek Ödemiyoruz" adlı oyunu seçilerek çalışmalarına başlandı. Oyunun çıkarılması için çok kısa bir süreye sahip olunduğu için metin üzerinde yapılacak çalışmalara gerekli vakit ayrılamadı. Dramaturji ve sahne çalışmalarının birlikte yapılması kararı alındı. Ancak oyunculukların oldukça zorlayıcı olması nedeniyle sahne çalışmalarına daha çok ağırlık verildi. Mayıs ayına gelindiğinde oyunun hâlâ eksiklikleri vardı. Buna rağmen oyun deneme oyunu olarak dördü okuldaki sahnede olmak üzere toplam 7 kez oynandı. İATG’de İTFTT sahnesinde oynanan oyun sonrasında gelen eleştirilerin çoğu yeterli dramaturji çalışmasının yapılmadığı ve oyunculukların ayrıntılı işlenmediği üzerineydi. Yapılan bu eleştiriler ve öneriler doğrultusunda eylül ayında tekrar çalışmalarına başlamak üzere oyuna ara verildi. Sınav döneminin başlamasıyla birlikte haziran ayından sonra toplu çalışma yapılmayıp 4 kişi kalan 1. Sınıflarla Antik Dönem araştırmalarına ve okumalarına başlandı. Bu yıl ayrı bir yaz çalışması yapılmadı. Kulüpten bir temsilci ile İATP’li üniversite tiyatroları arasında yapılan okumalara katılındı.

Şu anda MİFTOK hâlâ M.Ü. İktisadi ve İdari Bilimler Kampüsünde, cep tiyatrosu denebilecek küçük bir mekânda, ünversiteden hiçbir destek görmeden faaliyet göstermektedir. Bu kısıtlı çalışma koşulları ve son bir kaç yıla değin kurumsal bir yapının oluşturulamaması nedeniyle MİFTOK’ta sürekli yeniden yapılanma tartışmalarının gerçekleştirildiğini görüyoruz. Bu yüzden varolan birikimin ve oluşturulmaya çalışılan geleneğin aktarımı için kulüpte usta-çırak ilişkisi yürütülmeye çalışılıyor. Ayrıca her yıl yeni gelenlerle yaklaşık 1 yıl süren temel oyunculuk çalışmaları yapılıyor (doğaçlamalar, ses-nefes-beden, diksiyon, konsantrasyon, tiyatral ve politik okumalar...). Ancak yeni kuşak tipolojisinin sahip olduğu özellikler nedeniyle (sanata olan ilgisizlik, tüketim kültürü, gelecek ve kariyer kaygısı…vs.)her geçen yıl kulüpte daha az insan kalmakta, gelen kişileri de kulüpte tutmak giderek zorlaşmaktadır. Tabii ki iktisadi ve idari bilimler fakültesinde bulunmanın da getirdiği dezavantajlar bulunmaktadır. Kulübe yeni üye kazandırmanın dışında, seyirci bulma zorluğu da yaşanmaktadır. Kulüp odası ancak 35-40 kişilik bir seyirci kapasitesine sahiptir. Bunun yanısıra fakülte içerisinde bir sahne bulunmamaktadır (Şu anda okulun kullanılmayan konferans salonunun sahneye çevrilmesi konusunda mezunlar derneği ile iletişime geçilmiştir ve fakülte bu konuda zorlanmaya çalışılmaktadır). Bu da fakültedeki tek kültürel kulüp olan MİFTOK’un devamı konusunda bizleri kaygılandırmaktadır. Bu nedenle her yıl gündemde olan "yeni gelen kişilerin kulüpte kalmalarını nasıl sağlarız?, Seyirci bulma problemini nasıl hallederiz?" sorularının cevapları daha da önem kazanmakta ve çözüm yolları aranmaktadır. Buna yönelik olarak şu sıra yeni gelecek olanlara verilecek eğitim çalışmaları üzerinde tartışmalar yapılıyor. Ayrıca geçen yıl gelenlerle yapılan Antik Dönem çalışmaları okumalar ve sahne çalışmaları şeklinde devam ediyor. Bunun yanısıra “Ödenmeyecek Ödemiyoruz”un dramaturji çalışmaları da başladı. Bir de bu yıl çalışılması düşünülen ayrı bir proje için metin araştırmaları yapılıyor.