• Anasayfa
  • Hakkında
  • Topluluklar
  • Arşiv
  • Linkler
  • İletişim

İstanbul Üniversitesi Öğrenci Kültür Merkezi Sahnesi - Dönem Raporu

İ.Ü. ÖKM Tiyatro Kulübü 1990 yılında Öğrenci Kültür Merkezi’nin açılmasıyla çalışmalarına başlamıştır. Yoğun bir öğrenci nüfusuna sahip olan ve pek çok Fakülte tiyatrolarının bulunduğu İstanbul Üniversitesi’nde Öğrenci Kültür Merkezi Sahnesi, İstanbul Üniversitesi’nde okuyan tüm öğrencilerin katılımına açık bir yapıya sahiptir. Yaklaşık on iki yıllık bir geçmişi olan ÖKM Sahnesi, 95-96 yılından itibaren düzenli bir kadro örgütlenmesi ve pratiği içerisinde nitelikli ürünler ortaya koymaya çalışan bir üniversite tiyatrosu olabilme iddiasıyla kendini geliştirmeye çalışmaktadır. Diğer üniversite tiyatrolarıyla sadece pragmatist düzeyde kalmayan kültürel paylaşımların, üniversite tiyatroları pratiğini düşünsel ve sanatsal açıdan alternatif yönde dönüştürebileceği görüşüyle hareket eden topluluk, İstanbul Alternatif Tiyatrolar Platformu’nun (İATP) bir bileşeni niteliğindeki Üniversite Tiyatroları Platformu’nun (ÜTP) etkinliklerinde aktif biçimde yer almayı hedeflemektedir.

Grubun kuruluşundan bu yana ortaya koyduğu çalışmalar ve geçirdiği evreler şöyle sıralanabilir:

1991-1992 Sezonu: F. G. Lorca’nın “Don Cristobita ile Dona Rosita’nın Acıklı Güldürüsü” adlı oyununu sahneleyen kadro bir sonraki dönem kulüpte kadrolaşma anlamında önemli bir adım atarak, Dinçer Sümer’in Eski Fotoğraflar adlı oyununu gerek ÖKM’de, gerekse çeşitli Üniversitelere turneler organize ederek sahneledi.

1993-1994 Sezonu: Vaclav Havel’in “Buruk Ezgi” adlı oyunu sahnelendi.

1994-1995 Sezonu: J.Thardeu’nun “Gişe”, Dario Fo’nun “Kadın Oyunları (Medea-Eve Dönüyorum)” ve Atilla Atalay’ın öykülerinden yola çıkılarak hazırlanan “Sıdıka” oyunları sahnelendi, “Gişe” ve “Sıdıka” oyunları ile çeşitli üniversitelerin şenliklerinde yer alındı.

1995-1996 Sezonu: Kadro içi tartışmalar sonrasında düzenli ve sürekliliğe dayalı bir kadrolaşma sürecine giren ÖKM Tiyatro Kulübü, eğitim çalışmaları, kuramsal araştırmalar ve prodüksiyon seçimleri vasıtasıyla, salt tüketici bir prodüksiyon anlayışıyla çalışmayan, kadronun sanatsal düzeyini yükseltmeyi hedefleyen ve üniversite kurumu içerisinde tiyatro yapmanın gereklerini dikkate alan bir program oluşturmaya yöneldi. Yaz aylarında provalarına başlanan Samuel Beckett’in “Krapp’ın Son Bandı”, Yanis Ritsos’un şiirlerinden derlenen “Yalınlığın Anlamı” ve oyunculuk eğitim çalışmalarının bir parçası olarak tasarlanan Melih Cevdet Anday’ın “Ölüler Konuşmak İsterler” adlı oyunları bu yönelimi destekleyen çalışmalar olarak ortaya çıktılar.

1996-1997 Sezonu: Topluluğun mevcut yönelimleri doğrultusunda içine girdiği oyunculuk eğitim çalışmalarının bir parçası olarak şekillenen F. G. Lorca’nın “Kız Kurusu Gül Hanım” adlı oyun, kadroda kolektif üretime dayalı bir kumpanya anlayışının şekillenmesi ve gelecek yıllara eğitmen-oyuncular yetiştirebilmek açısından önemli bir işlevini yerine getirdi.

1997-1998 Sezonu: Yenilenen kadrosuyla yaz çalışmalarına başlayan tiyatro kulübü usta bir yazarın metinleri üzerinde çalışma yapmanın kadrolaşma üzerindeki olumlu etkileri doğrultusunda karar alarak Moliere'in oyunları üzerine çalıştı ve “Cimri” oyunu merkez alınarak “Gülünç Kibarlar” adlı oyundan bir sahne eklenmesi ve reji grubunun ek sahneler yazması yoluyla ortaya yeni bir metin çıkarıldı. Temel olay örgüsünü “Cimri” oyunundan alan yeni metin, efendilerin dünyası ile hizmetçilerin dünyası arasındaki karşıtlık ön plana çıkarılarak şekillendirildi. “Cimrinin Uşakları” adıyla sahnelenen oyun ÖKM gösterilerinin yanısıra Samsun 19 Mayıs Üniversitesi, İstanbul Şehir Tiyatroları Gençlik Günleri ve İstanbul Amatör Tiyatro Günleri’nde seyirciyle buluştu.

98-99 Sezonu: “Cimrinin Uşakları”’nın ardından yaz dönemi eğitim çalışmalarına başlayan topluluk, sene sonunda kadro içerisinde çoğalan ve mezuniyet sonrası tiyatro yaşantısına devam etmek isteyen üyeler için ayrı bir çalışma ortamı oluşturabilmek ve ÖKM’de halen öğrencilik yaşantısına devam eden kadroyla mezun kadro arasında kaynak ve birikim alışverişine dayalı yeni bir örgütlenme sürecine girmek maksadıyla iki ekibe ayrıldı. Ekipleşme oluşturulduktan sonra ÖKM öğrenci kadro ile yapılan eğitim çalışmalarında Çehov’un hikâye, kısa oyunları ve tiratlarının sıkça ön plana gelmesi üzerine bir kurgu çalışması hedeflendi. “Dağ Yolunda”, ”Kutlama” ve “Düğün” adlı oyunların içerisinde yer aldığı kurgu çalışması sürecinde iki ekibe ayrılmanın getirdiği olumsuzluklar ve çalışma ortamının iki ekip açısından taşıdığı fiziksel yetersizlikler baş göstermeye başladı. Sonuçta, her iki ekibin projelerini bir süre askıya alarak kulüp repertuarında bulunan “Cimrinin Uşakları” oyununu yenilenmiş kadrosuyla, hem turne oyunu olarak, hem de İ.Ü. ÖKM’de düzenlenen Kültür Günleri organizasyonunda sergilenmek üzere çalışması gündeme geldi. “Cimrinin Uşakları” aynı sezon içinde ÖKM Sahnesinde, İstanbul Amatör Tiyatro Günleri’nde ve ODTÜ Üniversitelerarası Tiyatro Şenliği’nde sergilendi. Oyuncu kadrosu ağırlıklı olarak yeni üyelerden oluşan ve Çehov projesinin bir parçası olan “Kutlama” ve “Düğün” adlı oyunlar ise, iç eğitim prodüksiyonları olarak ÖKM Sahnesi’nde sergilendi.

99-2000 Sezonu: ÖKM Sahnesi tarafından yaz aylarında sürdürülen oyun okuma çalışmaları sonucunda Sermet Çağan’ın “Ayak Bacak Fabrikası” oyununun sahnelenmesine karar verildi. İlk olarak 1964 yılında İ.Ü. Gençlik Tiyatrosu tarafından sahnelenen oyun, özellikle 60’lı yılların kültürel-sanatsal ortamına dair araştırma faaliyetini özendirmesi ve tiyatro tarihindeki politik-estetik önemi nedeniyle tercih edildi. Bu anlamda öncelikle kadro içi eğitim açısından işlevsel sayılabilecek prodüksiyon, aynı zamanda kadronun ileriye yönelik sanatsal stratejiler belirlerken tiyatro tarihi içindeki bir gelenekle de hesaplaşmasına imkân tanıyordu. Buna ilaveten, kadronun teknik anlamda zengin ve büyük boyutlu bir prodüksiyon üzerine çalışırken, sanatsal birikimini de artırması, oyunculuk ve rejiye dair sınırlarını zorlaması hedeflendi.

2000-2001 Sezonu: Eylül ayının ilk haftasından itibaren ağırlığını “Ayak Bacak Fabrikası”’nda rol almış oyuncuların oluşturduğu bir ekiple eğitim çalışmalarına başlandı. Bu çalışmayla amaçlanan kulüp çalışmalarını devam ettirebilecek bir kadronun oluşturulmasının sağlanmasıydı. Teorik çalışmalarda, Brecht ve Stanislavski’den seçilen makaleler yeniden ele alındı. Sahne üstü çalışmalarıysa, vücüt, fiziksel imgelem, müzikal çalışma ve metin doğaçlama başlıkları altında Kasım ayına kadar sürdü.

Yeni oyun çalışmalarına girildiği dönemde başlayan kadro içi tartışmalar, projelere girilmesini bir süre geciktirdi. Bu tartışmalar sırasında yeni üyelerin çalışmalarının ve kulüp faaliyetlerinin kesintiye uğramaması için yeni bir eğitim modeli gündeme geldi. Kulübe yeni katılan üyelerin sahne üstü deneyimi kazanmalarını sağlayacak aynı zamanda eğitim çalışmalarının devamı niteliğinde olacak bir seminer-atelye çalışması ve gösterisi. Bu doğrultuda Shakespeare’in Macbeth ve Bahar Noktası, Brecht’in Coriolanus oyunlarından seçilen sahneler yeni üyelerle çalışılmaya başlandı. Sahne ve masabaşı çalışmasının beraber yürütüldüğü bu çalışmaya Tiyatro Eleştirmenliği ve Dramaturji Bölümü öğretim üyeleri tarafından çeşitli seminerler yoluyla destek verildi. Shakespeare: Metinden Sahneye Zor Bir Doğum (Seminer, Gösteri ve Atölye Çalışması) adıyla mayıs ayında İ.Ü. ÖKM Kültür Günleri’nde sergilenen etkinlik kapsamında, dramaturjik yönelim noktalarının sunumuna paralel olarak sergilenen sahnelerin yanısıra, Shakespeare’in “Kral Lear” adlı oyununun ilk sahnesi atölye çalışmasına katılan seyircilerle çalışıldı.

Seminer, gösteri, atölye çalışmalarıyla eşzamanlı olarak kulüpte, İ. Ü. Ed. Fak. Tiyatro Eleştirmenliği ve Dramaturji Bölümü öğrencileri ile mezun olmuş ÖKM’lilerden bir kısmının ortak projesi olarak şekillenen F. G. Lorca’nın “Don Cristobita ile Dona Rosita’nın Acıklı Güldürüsü” oyunu çalışılmaya başlandı. Lorca’nın oyunu asıl olarak kimi ilk kez biraraya gelmiş topluluk elemanlarının birbirlerini tanımaları ve bir kumpanya anlayışı içerisinde örgütlenmeleri için bir platform işlevi görüyordu. Ancak, prodüksiyon aracılığıyla şekillenen ve kendisini İ.Ü. ÖKM Sahnesi - Eğitim Araştırma Topluluğu olarak adlandıran oluşumun bir diğer işlevi de, Tiyatro Kulübü ile mezunlar ve Tiyatro Eleştirmenliği ve Dramaturji Bölümü arasında kaynak ve birikim alışverişine dayalı bir iletişimin örgütleyicisi olmasıydı. Toplulukça sahnelenen Don Cristobita ile Dona Rosita’nın Acıklı Güldürüsü, ÖKM Sahnesi’ndeki düzenli gösterilerin yanı sıra, İstanbul Amatör Tiyatro Günleri’nde, İ.B.Ş.T. Gençlik Günleri’nde, Dokuz Eylül Üniversitesi Tiyatro Şenliği’nde ve Boğaziçi Üniversitesi’nde sergilendi.

2001-2002 Sezonu: Yeni tiyatro dönemine girilirken İ.Ü. ÖKM Sahnesi’nin önünde gerçekleştirmeyi düşündüğü üç projenin bulunduğu söylenebilir. Bu projelerden ilki, kulübün etkin bir bileşeni olan Eğitim Araştırma Topluluğu’nun geçen yıl sergilediği Lorca’nın “Don Cristobita ile Dona Rosita’nın Acıklı Güldürüsü” oyununu repertuarda tutarak yıl içerisinde sahnelemeyi sürdürmesidir. Bu doğrultuda kasım ayında çalışılan oyunun ÖKM Sahnesinde ve şehir içi turnelerle yeniden sergilenmesine başlanmıştır.

Bu sene için belirlenen ikinci proje, kulübe geçen yıl katılmış üyelerle eski üyelerin, Eğitim-Araştırma Topluluğu’nun da desteğini alarak yürütecekleri Sermet Çağan’ın “Ayak Bacak Fabrikası”oyununun yeni prodüksiyonudur. Daha önceki sahnelemede alınan eleştiriler, seyirciden gelen talep ve kadronun yeni yapısı da dikkate alınarak şekillenecek bu yenilenmiş prodüksiyonda hedeflenen ÖKM Sahnesi’nin bugüne kadarki birikiminin ve oluşturmaya çalıştığı sanatsal-örgütsel geleneğin yeni kadroya taşınması ve kadrolaşma deneyiminin pekiştirilmesidir.

Kulübün şu anki son projesi, geçtiğimiz yıl eğitim modeli olarak yararlı sonuçlar doğurduğunu gözlemlediğimiz Seminer, Gösteri, Atölye çalışması formunun, yeni bir içerik belirlenerek, kasım-aralık ayındaki bir aylık ön eğitim sürecinden geçecek yeni üyelerle birlikte gerçekleştirilmesidir.