• Anasayfa
  • Hakkında
  • Topluluklar
  • Arşiv
  • Linkler
  • İletişim

Sarıyer Halk Eğitimi Merkezi Tiyatro Kolu - Dönem Raporu

1980 yılında, ağırlıklı olarak Sarıyer’de yaşayan ve çeşitli olarak başka yerlerde tiyatro yapmış gençlerin önderliğinde kuruldu. İlk yılında İstanbul Belediyesi Şehir Tiyatroları oyuncusu Rauf Altıntak’ın yönetmenliğinde çalışan grup, 1981‘den itibaren yine Sarıyer’de önemli kültür-sanat etkinlikleri gerçekleştirmiş Rüstem Ayral’ın Genel Sanat Yönetmenliği’ne getirilmesiyle, amatör tiyatrolar arasında önemli bir buluşma noktası haline geldi. Halk Eğitim binasındaki güreş salonu, bizzat tiyatro çalışanları tarafından, tiyatro salonu haline getirildi. 1981 yılından itibaren, yılda beş büyük oyunu ve bir çocuk oyunu olmak üzere, düzenli repertuvar uygulamasına geçildi. Repertuvar uygulamasında, bölge tiyatrosu anlayışı oturtulma düşüncesiyle, tiyatronun her türünün bölge halkına ulaştırılması hedeflendi. Yine aynı yıllarda oluşturulan Çocuk Tiyatrosu Birimi de, “çocuklarla çocuklara tiyatro” anlayışıyla, 9-16 yaş grubu arasında bir çocuk tiyatrosu kadrosu oluşumuna yöneldi. Yine 1981 yılından itibaren düzenli halde uygulanan ve topluluğun kendi yetiştirdiği elemanların yürütmesiyle uygulanan eğitim programında, Türk ve dünya tiyatro tarihinden, tiyatro kuramlarına; temel oyunculuk eğitiminden, uygulamalı dramaturji çalışmalarına kadar, tiyatronun bütün kapsayıcı uygulamalarına yer verildi. Önüne ilk önemli hedef olarak kurumsallaşmayı koyan topluluk, titizlikle yürütmeye çalıştığı oyun ve eğitim programıyla, 18 yıldır düzenlediği ve amatör tiyatroların en önemli buluşma yeri olma özelliğini halen sürdüren ve geçtiğimiz yıl 18.si düzenlenen Boğaziçi Amatör Tiyatrolar Şenliği’yle, diğer amatör tiyatroların örgütlenmesinde sürdürdüğü çalışmalarla o günden bu güne Türkiye’nin en uzun soluklu amatör tiyatrolarından biri olmayı başarmıştır.

1980’den bugüne kadar sergilediğimiz oyunlar: “Cengiz Han’ın Bisikleti” Refik Erduran, “Sersem Koca’nın Kurnaz Karısı” Haldun Taner, “Ermiş Memet” Cahit Atay, “Söylev” Grup İçi Ortak Çalışma, “Onsekiz’e Gömün Beni” Aziz Nesin’in ‘Gol Kralı’ romanından oyunlaştırma, “Kahvede Şenlik Var” Sabahattin Kudret Aksal, “Kösem Sultan” Turan Oflazoğlu, “Müfettiş” Nikolai Gogol, “Büyük Romulus” Friedrich Dürrenmatt, “Deli Dumrul” Güngör Dilmen, “Mikado’nun Çöpleri” Melih Cevdet Anday, “Kirli Çıkı” İstanbul Üçlemesi 1/ Grup İçi Ortak Yazım Çalışması, “Midas’ın Kulakları” Güngör Dilmen, “Palto” Nikolai Gogol, “Fena Halde” Osman Yusuf Şimşek, “Macbeth” William Shakespeare, “Mağazadaki Canavar” M.Gürhan Başaran, “Sezuan’ın İyi İnsanı” Bertolt Brecht, “Tüy” M.Gürhan Başaran, “İstanbul’dan Nağmeler” İstanbul Üçlemesi 2/ Ortak Yazım Çalışması, “Rumuz Goncagül” Oktay Arayıcı, “Kulaktan Kulağa” Lady Augusta Gregory / TRT ile TV1 için Ortak Çalışma, “Herkes Bize Bakıyor” M.Gürhan Başaran, “Bir Kavuk Devrildi” Musahipzade Celal / M.Gürhan Başaran, “Köşebaşı” Ahmet Kutsi Tecer

Kısa Oyunlar: “Gişe” J. Tardieu, “Muhbir” B.Brecht, “İki Kişilik Hırgür” E. Ionesco, “İçerdekiler” Melih Cevdet Anday, “Ölümsüzler” Melih Cevdet Anday, “Şehriyye” İstanbul Üçlemesi 3/ Grup İçi Ortak Yazım Çalışması, “Bay Biedermann ve Kundakçılar” Max Frisch, “Ağacın Yarısında” Peter Ustinov, “Kuralla Kral Dışı” Bertolt Brecht, “Gözlerimi Kaparım Vazifemi Yaparım” Haldun Taner, “Çıktık Açık Alınla” Shem-TK Onuncu Yıl Oyunu/ Ortak Yazım Çalışması, “Bildirim” Vaclav Havel, “Kral Übü” Alfred Jarry, “Eskici’nin Tazesi” F.G. Lorca, “Vatan Kurtaran Şaban” Haldun Taner, “Feçes” Grup İçi Ortak Yazım Çalışması, “Küçük Adam Ne Oldu Sana?” Hans Fallada/Yılmaz Onay, “Leonce ile Lena” Georg Büchner, “Abbas ile Mary” M.Gürhan Başaran, “Ateşli Sabır” Antonio Skarmeta, “Carrar Ana’nın Tüfekleri” Bertolt Brecht, “Sen Gara Değilsin” Aziz Nesin, “Yaşasın Kavuniçi” Aziz Nesin, “Denize Giden Atlılar” Sean O’Casey, “Keşanlı Ali Destanı” Haldun Taner, “Don Cristobita ile Dona Rosita’nın Acıklı Güldürüsü” F.G.Lorca, “Yangın Yerinde Orkideler” Memet Baydur, “Asiye Nasıl Kurtulur?” Vasıf Öngören, “Kavgam” George Tabori, “Gitgel Dolap” Harold Pinter, 2001 sezonu oynadığımız “Rosencrantz ve Guildenstern Öldüler” Tom Stoppard ve 2002 sezonuna hazırladığımız en son oyunumuz “Uyarca” Friedrich Dürrenmatt

Boğaziçi Amatör Tiyatrolar Şenliği

Sarıyer Halk Eğitimi Merkezi Tiyatro Kolu, 1981’den itibaren düzenli eğitim ve repertuvar düzenini oturttuktan sonra, kendi kurumsallaşma sorunları ve diğer amatör tiyatrolarla iletişim kurma yolları üzerine düşünmeye başladı. Bu düşüncenin en önemli meyvesi, ilk olarak 1983 yılında düzenlenen Boğaziçi Amatör Tiyatrolar Şenliği’dir. Bu şenlik aynı zamanda Türkiye’de ’80 sonrası düzenlenen ilk Amatör Tiyatrolar Şenliği’dir. Sonraki yıllarda bu düşünceyi, İBŞT, Gençlik Günleri’yle; Boğaziçi Üniversitesi, İstanbul Amatör Tiyatro Günleri’yle; ODTÜ Oyuncuları Tiyatro Şenliği’yle izlemiştir. Boğaziçi Amatör Tiyatrolar Şenliği, 18 yılda 150’ye yakın Amatör Tiyatro Topluluğu’nu konuk etmiştir. 1987’de, kurucuları arasında Sarıyer Halk Eğitimi Merkezi Tiyatro Kolu’nun da bulunduğu beş grup tarafından kurulan ATÇ (Amatör Tiyatrolar Çevresi)’nin ilk fikirleri bu şenlikte oluşmuştur. Çağrılı toplulukların oyunları yanısıra, amatör tiyatroların sanatsal sorunları üzerine seminerler de düzenlenmiştir Birçok topluluğun ilk oyun platformu olan Boğaziçi Amatör Tiyatrolar Şenliği, bugüne kadar uzanan kesintisiz süreciyle Türkiye’deki amatör tiyatro tarihinin önemli köşetaşlarından biridir.

“Rosencrantz ve Guildenstern Öldüler” Üzerine

İngiltere’nin son dönem en parlak ve en zeki oyun yazarlarından biri olarak kabul edilen Tom Stoppard’ın en ünlü ve en önemli oyunlarından biri olan “Rosencrantz ve Guildenstern Öldüler” oyununun, Türkiye prömiyerini Sarıyer Halk Eğitimi Merkezi Tiyatro Kolu yaptı. Bu aynı zamanda Türkiye’de sergilenen ilk Stoppard oyunu. Stoppard’ı sinemaseverler 1990’da kendi senaryosundan yine kendisinin yönettiği ve Venedik Film Festivali’nin büyük ödülünü kazanan “Rosencrantz ve Guildenstern Öldüler” adlı filmden ve 1999 yılında Oscar Ödülü kazanan “Shakespeare in Love” filminin senaryosundan hatırlıyorlar.

“Rosencrantz ve Guildenstern Öldüler” adlı oyun, dünyanın birçok ülkesinde sergilenmiş ve Stoppard’ın en çok sahnelenen oyunu olmuştur. Çok katmanlı bir metin olma özelliği taşıyan oyun, kendine kahraman olarak, “Hamlet” oyununun iki önemsiz kişisi olan Rosencrantz ve Guildenstern’i seçer. Hamlet oyununda, bilmediğimiz hikayelerini, modern dünyanın insan sorunsalından yola çıkarak değişik bir biçemde ileten oyun, “Hamlet”ten başlayıp, modern dünyanın önemli klasiklerinden olan Samuel Beckett’in “Godot’yu Beklerken”ine kadar ulaşarak, insanlığın yaşamla ölüm arasındaki sancılı yazgısının yolculuğunu betimler. Üstelik Stoppard’ın usta kalemiyle, oldukça eğlenceli biçimde. Mükemmel bir kurgulama ve oldukça kapsamlı bir temayı sahneye taşıyan Stoppard, bunu yaparken farstan groteske, vodvil kurgusundan ‘oyun içinde oyun’a kadar tiyatronun birçok tekniğini içiçe kullanır. Bu nitelikleri dolayısıyla da tiyatronun ilk post-modern metinlerinden biri sayılır.

Bu açılardan bakılınca, bir tiyatro topluluğu için zevkli olduğu kadar, yorucu ve titizlik isteyen metni sahneye taşırken, biz de olabildiğince titiz davrandık. Oyun metni ve Hamlet metni üzerine 3 aya yakın bir süre kaplayan masabaşı çalışmalarından sonra, 3 aya yakın da sahne çalışması geçekleştirildi. Türkiye prömiyeri olması ve Stoppard’ı Türkiye seyircisine ilk defa tanıtacak bir yapım olmasının da sorumluluğuyla, ortaya mümkün olduğu kadar duru ve çarpıcı bir yorum çıkması için çalışıldı. 2001 yılında sergilenen gösterilerde, Ankara ODTÜ turnesinde ve İBŞT’nin düzenlediği Gençlik Günleri’nde çok olumlu tepkiler aldı.