Zeytinburnu Halk Sahnesi (ZHS)
yeni kurulan bir topluluktur. Sürekli yeni katılımlar
olduğu için kadrolaşma süreci devam etmektedir.
Topluluğumuzun hedeflerinden biri, tiyatro çalışmalarını
ilçe genelinde tabana yayıp, bölgesel tiyatro
örgütlenmesine hizmet edecek çalışmalar sürdürmektir.
ZHS’nin kendine ait çalışma mekanı olmaması dolayısıyla
bu sezonki çalışmaları, Telsiz Mahallesi Kültür
ve Dayanışma Derneği’nin merkezinde yapmaya başladı.
Genişleyen çalışma süreciyle birlikte yer küçük
geldiği için, bundan sonraki çalışmalarımızı Ayhan
Şahenk İlköğretim Okulunun spor salonunda yapacağız.
Ayrıca bu tür yerel dayanışmalar topluluğumuz
açısından oldukça önemli bir yerde durmaktadır.
Zeytinburnu’nun bölgesel yapısından kısaca bahsedersek:
son on yıla kadar güneyinde deri ve mensucat fabrikalarının,
kuzeyinde ise nakliye sektörünün bulunması, önemli
bir kesiminde, örgütlü emek gücünden bahsetmemizi
mümkün kılıyor. Bölgenin büyük bir bölümü göçmenlerden
oluştuğu için, etnik ve sosyo-politik yapılanması,
İstanbul’un diğer bölgelerinden biraz daha farklıdır.
Eskiden varoş denilebilecek ilçede, liman işletmesinin
trafiğe açılması, deri ve mensucat fabrikalarının
yerini satış mağazalarının alması ve son yıllarda
tekstil sektörünün önemli bir pazara dönüşmesi,
varoşlardan ziyade, orta sınıfa daha yakın ekonomik
yapıya evrildiği gözlemlenmiştir.
Sosyal demokrat bir yerel yönetim deneyimi de
geçiren bölgede, o dönemlerde açılan halkevlerinin
ve kültür merkezlerinin, bölge insanının kültür-sanata
bakışında, olumlu anlamda farklılıklar yarattığını
düşünüyoruz. Sonradan yönetime gelen muhafazakarlar,
bu merkezlerin bir çoğunu kapatarak başka amaçlı
kullanıma açtılar. Örneğin Zeytinburnu Halkevini,
İSKİ tahsilat binası olarak kullanmışlardır. Bu
da, buradaki sanata meyilli ya da sanat çalışmaları
yapmak isteyen insanların Beyoğlu’na yönelmelerine
sebep olmuştur. Beyoğlu’na gidenler ise kurumsal
bir yapı içinde yer almışlarsa uzun süre kurumsal
faaliyetler sürdürmüşler, fakat kurumsal yapı
içinde yer almamışlarsa, Beyoğlu alt kültürlerine
eklemlenerek ya özgür aşklarını yaşamış, ya da
sanat maceraları türkü barlarda sonlanmış ve herkes
kendi ilk durumuna biraz da yıpranarak dönmüştür.
Bizim için önemli olan nokta da burasıdır: Yani
genelde sanat, özelde ise tiyatro’nun merkezini
değiştirip, herkesi kendi bölgesinde çalışma ve
örgütlenmeye itmek, kendi bölgemizin her yanını
tiyatro mekanına dönüştürmek; bunun yanı sıra
bölgedeki diğer dinamiklerle işbirliği yapıp bölgesel
platformlar oluşturmak.
Bu bağlamdan hareket ederek başladık çalışmalarımıza.
Bu dönem sahne üstü çalışmalarımızda ağırlıklı
olarak, doğaçlama, vücut, diksiyon ve metinli
doğaçlamalarla devam etmekteyiz. Yine bunun yanı
sıra, tiyatro tarihi, tiyatroda çalışma yöntemleri
ve kamusal insanın önemi üzerine başlıklı, iç
seminer araştırmalarımızla bunu desteklemekteyiz.
Bu seneki prodüksiyon ve repertuvar oyunumuzu,
topluluğumuzun oyuncu yapısını göz önünde tutarak
seçtik. Bunlar Çehov’un kısa oyunlarından “Ayı
ve Düğün”.
|