İATP tarafından ilki geçen yıl düzenlenen İATG,
konulan hedefler doğrultusunda bu sene de seyircisine
merhaba dedi. İATP’nin kuruluş aşamasında belirlenen
ilkelerin somutlaşmasında geçen yılki şenlik önemli
bir adım olmuştu. Bu geleneğin sürdürülmesi ve sahiplenilmesi
anlamında İATG 2002 önemli bir yerde duruyordu.
Alternetiflik iddiasındaki İATP’nin düzenlediği
İATG, temel olarak kendi iç seyircisine hitap
eder. Yani gruplar birbirlerinin oyunlarını mümkün
olan en geniş katılımla izlemeye çalışır. Bunun
amacı, her hafta toplanarak birbirlerinin iç dinamiklerinden
haberdar olan grupların oyunları şenlik kapsamında
izleyerek eleştiride bulunmalarını sağlamaktır.
İATG’nin kolektif ve alternatif bir şenlik olmasını
sağlayan şenlik öncesi organizasyonu ve grupların
birbirlerinin oyunlarını izlemesi ilkesi geçen
yıl hemen hemen başarılmıştı. Dolayısıyla şenlik
sonrası yazılı eleştiri hazırlanması süreci hızlanmıştı.
Bu açılardan bakıldığında geçen seneki şenlik
olumlu bir yerde durmaktadır. Peki bu yıl İATP
hedeflerinde başarılı olabildi mi?
Şenlik sonrası yapılan değerlendirmelerde karşılaşılan
sorunları temelde iki başlık altında toplamak
mümkün gibi görünüyor. Bunlardan birincisi amatör
tiyatro gruplarının sık sık karşılaştığı oyun
yasaklama uygulamasıdır. Şenliğin ikinci haftasonu
B.Ü.’de oynanacak olan Eğitimsen Oyuncuları’nın
“Dersimiz Savaş” adlı oyunu teknik nedenler bahane
edilerek B.Ü. Rektörlüğü tarafından iptal edilmeye
çalışılmıştır. Daha sonra bu yasaklama haftasonu
boyunca B.Ü.’de oynanacak bütün oyunların iptalini
gündeme getirmiştir. Geçen sene de Eğitimsen’in
oyununa benzer bir tavır geliştirilmiş ancak BÜO’nun
daha dikkatli davranmasıyla şenlikte bir aksama
olmamıştır.
Baktığımızda bu durumun bu yıl tekrarlanmasının
garipsenmemesi gerekir. Çünkü söz konusu durum
dünyada gelişen olaylarla birlikte Türkiye’de
muhalif odaklara karşı yürütülen baskıcı ve anti-demokratik
uygulamaların bir parçası olarak görülebilir ve
‘liberal’ B.Ü.’de de böylesi uygulamalarla karşılaşılmasına
şaşılmamalıdır. Çünkü şenlik döneminde ve daha
öncesinde buna benzer yasaklamalar görülmüştü.
Bunlar; Kadıköy Anadolu Lisesi’nde hazırlanan
oyunun okul idaresi tarafından yasaklanması, MKM’nin
tiyatro faaliyetlerini yapamayacak duruma itilmesi
ve ÜTP’nin bir yıldan beri mücadele ettiği, tüm
üniversite gruplarına YÖK’e bağlı merkezi ve bürokratik
bir örgütlenme modeli sunan TOBAV’ın girişimlerinin
sonunun gelmemesiydi. Tüm bunları göz önüne aldığımızda,
görebiliriz ki; amatör ve muhalif grupların yasaklamalara
karşı hassasiyet göstermeleri zorunluluk haline
gelmiştir.
İATG’de karşılaşılan olaya baktığımızdaysa İATP
yasaklama sonrasında acilen toplantı örgütleyebilmiş,
İATP’li grupların sahnelerini açmalarıyla şenliğin
devamlılığını sağlanmıştır. Böylesi acil ve hayati
bir gündem İATP’nin alternatif potansiyelini açığa
çıkarmıştır denebilir. Sonrasında da Eğitimsen’nin
ve İATP’nin yasaklamaya karşı kamuoyu oluşturmasıyla
birlikte oyunun B.Ü.’de oynanması sağlanabilmiştir.
Şenlik sürecinde ortaya çıkan bir ikinci sorun
da şenliğin iç organizasyonunda görülen aksamalardır.
ÜTP’li gruplar tarafından geçen sene de olduğu
gibi oyunların dramaturji aktarımları yapılmaya
çalışılmıştır. Şenlik komitesinde ÜTP’li gruplar
ağırlıklı olarak yer almış ve şenliğin altyapı
sorumluluğunu üstlenmiştir. (Sahne açma, teknik
olanaklar, seyirci organizasyonu...) Yine şenlik
öncesinde afiş, broşür ve bilet organizasyonunda
İATP kolektif bir çalışma sağlayabilmiş, şenliğe
sorunsuz başlayabilmiştir.
Ayrıca ÜTP şenliğe 9 oyunla katılmış ve oyunlar
belli bir sanatsal estetik seviyeyi tutturabilmiştir.
Şenlik dışa açılmış, Türkiye çapında şenlik düzenleyen
diğer gruplarla ilişkiye geçilerek ÜTP’den birçok
grubun şenliğine katıldığı EÜTT, İATG’ye davet
edilmiştir.
ÜTP’de çalışan kesime göre daha derli toplu bir
görüntü çizilmesine rağmen organizasyon ve katılım
bazında sorunlar çıktığını görebiliriz. Bu sorunların
somutlandığı ilk yer EÜTT’nin ağırlanmasıydı.
Alternatiflik hedefindeki bir şenlikte amaçlanan
kolektif ev sahipliğinden uzaklaşılmış, EÜTT ile
kurulan ilişkilerde toplu bir ÜTP görüntüsü çizilememiştir.
Şenliğe katılım azlığı ve şenlik süresince oyun
koyma gibi sorunlara neden olduğu ileri sürülen
teknik sebeplerin pek çok grupta üst üste gelmesi
şenlik için bir handikap olmuştur. Gruplar bu
noktada bilinçli olarak “oyun ve turne koymama”
ilkesini çiğnemek amacıyla hareket etmemişlerdir.
Ancak pek çok grupta benzer sorunların ortaya
çıkmasıyla şenliğin gidişatı tehlikeye girebileceğinden,
bu konuda daha dikkatli ve hassas davranılması
gerektiği gündeme gelmiştir.
Ayrıca tartışma sırasında katılım azlığının grup
içinde İATP’yi sahiplenmeye dair sorunlara da
işaret olabileceği ve bu noktada temsilci-grup
ilişkisinin bağlayıcılığı vurgulanmıştır.