• Anasayfa
  • Hakkında
  • Topluluklar
  • Arşiv
  • Linkler
  • İletişim

İATG 2002’NİN ARDINDAN...
Gözde Atalay(Ökm Sahnesi) / Deniz Aydın(Büo) / Ömer Özdinç(Büo)

İATP tarafından ilki geçen yıl düzenlenen İATG, konulan hedefler doğrultusunda bu sene de seyircisine merhaba dedi. İATP’nin kuruluş aşamasında belirlenen ilkelerin somutlaşmasında geçen yılki şenlik önemli bir adım olmuştu. Bu geleneğin sürdürülmesi ve sahiplenilmesi anlamında İATG 2002 önemli bir yerde duruyordu.

Alternetiflik iddiasındaki İATP’nin düzenlediği İATG, temel olarak kendi iç seyircisine hitap eder. Yani gruplar birbirlerinin oyunlarını mümkün olan en geniş katılımla izlemeye çalışır. Bunun amacı, her hafta toplanarak birbirlerinin iç dinamiklerinden haberdar olan grupların oyunları şenlik kapsamında izleyerek eleştiride bulunmalarını sağlamaktır. İATG’nin kolektif ve alternatif bir şenlik olmasını sağlayan şenlik öncesi organizasyonu ve grupların birbirlerinin oyunlarını izlemesi ilkesi geçen yıl hemen hemen başarılmıştı. Dolayısıyla şenlik sonrası yazılı eleştiri hazırlanması süreci hızlanmıştı. Bu açılardan bakıldığında geçen seneki şenlik olumlu bir yerde durmaktadır. Peki bu yıl İATP hedeflerinde başarılı olabildi mi?

Şenlik sonrası yapılan değerlendirmelerde karşılaşılan sorunları temelde iki başlık altında toplamak mümkün gibi görünüyor. Bunlardan birincisi amatör tiyatro gruplarının sık sık karşılaştığı oyun yasaklama uygulamasıdır. Şenliğin ikinci haftasonu B.Ü.’de oynanacak olan Eğitimsen Oyuncuları’nın “Dersimiz Savaş” adlı oyunu teknik nedenler bahane edilerek B.Ü. Rektörlüğü tarafından iptal edilmeye çalışılmıştır. Daha sonra bu yasaklama haftasonu boyunca B.Ü.’de oynanacak bütün oyunların iptalini gündeme getirmiştir. Geçen sene de Eğitimsen’in oyununa benzer bir tavır geliştirilmiş ancak BÜO’nun daha dikkatli davranmasıyla şenlikte bir aksama olmamıştır.

Baktığımızda bu durumun bu yıl tekrarlanmasının garipsenmemesi gerekir. Çünkü söz konusu durum dünyada gelişen olaylarla birlikte Türkiye’de muhalif odaklara karşı yürütülen baskıcı ve anti-demokratik uygulamaların bir parçası olarak görülebilir ve ‘liberal’ B.Ü.’de de böylesi uygulamalarla karşılaşılmasına şaşılmamalıdır. Çünkü şenlik döneminde ve daha öncesinde buna benzer yasaklamalar görülmüştü. Bunlar; Kadıköy Anadolu Lisesi’nde hazırlanan oyunun okul idaresi tarafından yasaklanması, MKM’nin tiyatro faaliyetlerini yapamayacak duruma itilmesi ve ÜTP’nin bir yıldan beri mücadele ettiği, tüm üniversite gruplarına YÖK’e bağlı merkezi ve bürokratik bir örgütlenme modeli sunan TOBAV’ın girişimlerinin sonunun gelmemesiydi. Tüm bunları göz önüne aldığımızda, görebiliriz ki; amatör ve muhalif grupların yasaklamalara karşı hassasiyet göstermeleri zorunluluk haline gelmiştir.

İATG’de karşılaşılan olaya baktığımızdaysa İATP yasaklama sonrasında acilen toplantı örgütleyebilmiş, İATP’li grupların sahnelerini açmalarıyla şenliğin devamlılığını sağlanmıştır. Böylesi acil ve hayati bir gündem İATP’nin alternatif potansiyelini açığa çıkarmıştır denebilir. Sonrasında da Eğitimsen’nin ve İATP’nin yasaklamaya karşı kamuoyu oluşturmasıyla birlikte oyunun B.Ü.’de oynanması sağlanabilmiştir.

Şenlik sürecinde ortaya çıkan bir ikinci sorun da şenliğin iç organizasyonunda görülen aksamalardır. ÜTP’li gruplar tarafından geçen sene de olduğu gibi oyunların dramaturji aktarımları yapılmaya çalışılmıştır. Şenlik komitesinde ÜTP’li gruplar ağırlıklı olarak yer almış ve şenliğin altyapı sorumluluğunu üstlenmiştir. (Sahne açma, teknik olanaklar, seyirci organizasyonu...) Yine şenlik öncesinde afiş, broşür ve bilet organizasyonunda İATP kolektif bir çalışma sağlayabilmiş, şenliğe sorunsuz başlayabilmiştir.

Ayrıca ÜTP şenliğe 9 oyunla katılmış ve oyunlar belli bir sanatsal estetik seviyeyi tutturabilmiştir. Şenlik dışa açılmış, Türkiye çapında şenlik düzenleyen diğer gruplarla ilişkiye geçilerek ÜTP’den birçok grubun şenliğine katıldığı EÜTT, İATG’ye davet edilmiştir.

ÜTP’de çalışan kesime göre daha derli toplu bir görüntü çizilmesine rağmen organizasyon ve katılım bazında sorunlar çıktığını görebiliriz. Bu sorunların somutlandığı ilk yer EÜTT’nin ağırlanmasıydı. Alternatiflik hedefindeki bir şenlikte amaçlanan kolektif ev sahipliğinden uzaklaşılmış, EÜTT ile kurulan ilişkilerde toplu bir ÜTP görüntüsü çizilememiştir.

Şenliğe katılım azlığı ve şenlik süresince oyun koyma gibi sorunlara neden olduğu ileri sürülen teknik sebeplerin pek çok grupta üst üste gelmesi şenlik için bir handikap olmuştur. Gruplar bu noktada bilinçli olarak “oyun ve turne koymama” ilkesini çiğnemek amacıyla hareket etmemişlerdir. Ancak pek çok grupta benzer sorunların ortaya çıkmasıyla şenliğin gidişatı tehlikeye girebileceğinden, bu konuda daha dikkatli ve hassas davranılması gerektiği gündeme gelmiştir.

Ayrıca tartışma sırasında katılım azlığının grup içinde İATP’yi sahiplenmeye dair sorunlara da işaret olabileceği ve bu noktada temsilci-grup ilişkisinin bağlayıcılığı vurgulanmıştır.

Sonuç olarak İATP, kendini yaptığı iş üzerinden tanımlayan bir platform örgütlenmesidir. Dolayısıyla birebir pratikler üzerinden çıkan sorunlar ve edinilen deneyimler İATP ve İATG için ön açıcı olabilir. İATP’nin önemli bir dinamiği olan ve gerçekleştirilen faaliyetlerin çoğunda aktivizasyonu sağlayan ÜTP’nin ise bu potansiyelini hatırda tutması ve önümüzdeki sene aynı sorunları yaşamamak için çaba sarfetmesi gerekmektedir.