 |
|
|
|
İATP NEDİR? / Fırat Güllü (Tiyatro Boğaziçi)
(31 Mart 2002 tarihli İATP toplantısı açılış konuşması) |
İATP'nin kuruluşuna yönelik tartışmaların ardından
neredeyse birbuçuk yıldan fazla zaman geçti. Fakat
"İATP nedir?" sorusu gerek dışarıdan bakarak
platformu anlamlandırmaya çalışan gruplar gerekse
platform üyesi gruplar tarafından bugün hala kesin
olarak yanıtlanamamaktadır. Bu İATP'nin bir zaafı
mıdır? Bir yılı aşkın bir süredir toplantılar düzenleyen,
geniş katılımlı ortak etkinlikler organize eden
bir platform kendisini daha kesin ve net çizgiler
içerisinde tanımlaması gerekmez mi? Şu andan burada
bulunan ve yıl içerisinde temsilciler düzeyinde
yapılan tartışmalardan haberdar olan gruplar bu
soruya bizim platform olarak verdiğimiz yanıtın
"hayır" olduğunu tahmin edeceklerdir.
Çünkü İATP yapısı gereği kemikleşmiş bir organizasyon
değil, sürekli olarak yeniden tanımlanan bir süreçtir.
Kuruluş aşamasında belirlenen temel ilkeler dışında
bir tüzüğü ya da yazılı kuralları yoktur, olmamalıdır.
Her yeni katılımda ya da düzenlenen her yeni etkinlikte
İATP temel ortak ilkeler ışığında gerekirse kendisini
yeniden tanımlamalıdır.
Ancak yine de zaman zaman bu sürecin belli bir noktasında
durup İATP'nin o dönem için ne olduğunun cevabını
vermek temel bir ihtiyaç olarak görünmektedir. İATP'nin
2002'de düzenlediği bu ilk genel toplantının bu
iş için en uygun ortam olacağı da aşikardır.
2001-2002 dönemine genel olarak baktığımızda platformun
geniş katılımlı iki seminer ve bir şenlik düzenlediğini,
platformun faaliyetlerini dışarıya duyuracak bir
bülten oluşturma girişiminde bulunduğunu ve yıl
içerisinde tiyatro dünyasına has genel ya da gruplara
yönelik özel bir çok sorunu tartışma gündemine aldığını
görüyoruz. Şu anda gerçekleştirmekte olduğumuz genel
toplantıyla yeni bir ortak faaliyeti daha hayata
geçiriyoruz. Bu toplantıda hepimizin ortak sorunları
arasından seçilmiş temel bir konu üzerine geniş
katılımlı olarak tartışmayı amaçlıyoruz: Tiyatroda
Eğitim.
Bu genel değerlendirme ışığında İATP'nin birbuçuk
yıldır gerçekleştirdikleriyle/gerçekleştiremedikleriyle
kuruluş bildirimizde yer alan temel işleyiş ilkelerini
ne kadar hayata geçirebildiğini test etmek yararlı
olacaktır:
1. İATP'nin bir karar alma organı olmaması sadece
tiyatro grupları arasında ortak bir dayanışmayı
hedeflemesi platformun en temel niteliklerinden
birisidir. Yıl içerisndeki deneyimler düşünülürse
bu ilkenin her grup tarafından aslında farklı yorumlandığı
ve yaşananlar doğrultusunda yeniden yorumlandığı
gözden kaçmamalıdır. Burada konuyu iki örnekle açmak
istiyorum:
Birinci örnek geçtiğimiz yıl yeni kurulmakta olan
bir grup içerisinde yaşananların platforma getirilişiyle
ilgilidir. Bu grupta tiyatro çalışması yürüten arkadaşlar
arasında yaşanan İATP'ye katılıp katılmama konulu
tartışma sonucunda yaşanan ayrışma, grubun içerisinde
yer aldığı kurumun teatral faaliyetlere bir süre
için ara vermesi noktasına ulaşmıştı. Bunun üzerine
platform üyesi gruplardan birisinin de aracılığıyla
mesele İATP'ye taşınmış ve platformdan konuyla ilgili
taraflara yönelik bir yaptırım çıkarması talep edilmiştir.
Platform içerisindeki çeşitli arkadaşların uyarıları
sonucunda grup bu meseleyi kendi içerisinde çözmek
amacıyla platform gündeminden çekilmiştir. Sonradan
öğrendiğimiz kadarıyla grup içerisinde bu tartışma
ortamı hiçbir zaman gerçekleşmemiş teatral üretimi
sağlayacak ortam kurulamamıştır. Ancak bu deneyim
platform üyesi bazı grupların İATP'yi algılayışı
konusunda soru işaretlerine yol açmıştır.
İkinci olarak, ÜTP (Üniversite Tiyatroları Platformu)
üyesi gruplardan birisinin sene başında yaşadıkları
sorunu platforma getirişlerini ve platformla kurdukları
ilişkiyi gündeme getirmek istiyorum. Yine hatırlanacağı
gibi bu grubun çekirdeğinde oluşan ayrışma, grubun
geleceğini tehdit eder bir hale gelmiş, grup üyeleri
bu sorunu kendi aralarında çözemediklerine karar
vererek, bu noktada grubun devamlılığını sağlamak
için platformun desteğine ihtiyaç duyduklarını söylemişlerdir.
Mesele öncelikle ÜTP daha sonra tüm İATP grupları
arasında "öneri yapma sınırının" ötesine
geçmeksizin tartışmaya açılmıştır. Şu an için bildiğimiz
kadarıyla grup içindeki sorunlar tamamiyle ortadan
kalkmamakla beraber teatral çalışmanın devamlılığı
sağlanabilmektedir. Örneğin İATG (İstanbul Amatör
Tiyatro Günleri) 2002'de oyunlarını sergileyeceklerdir.
Birbirine yakın duran bu iki örnek platform yapısının
işleyişi açısından doğru davranışın ne olduğu konusunda
önemli deneyimler içermektedir: Karar alma organı
değil, dayanışma ortamı.
2. "İATP içerisinde kendi alanlarında özelleşmiş
platformların kurulması özendirilir." İATP
içerisinde kuruluşundan itibaren aktif olarak çalışan
ve platformun temelini oluşturna tek bir platform
vardır: ÜTP. Ne yazık ki bunun dışında başka bir
platform girişimi hayata geçirilememiştir. Şu anda
ÜTP dışındaki gruplar tek bir platform gibi hareket
etmektedirler ama bu geçici bir çözümdür. Geçtiğimiz
yıl içerisinde Kültür Merkezleri'nini platformlaşması
yolunda bir eğilim oluşmuşsa da bu kurumların özel
durumları nedeniyle platformla olan ilişkilerini
askıya almaları nedeniyle bu proje hayat bulamamıştır.
Şu anki yapıya bakınca yeni platformlara evrilecek
bazı oluşumlar göze çarpmaktadır: Aynı çatı altında
faaliyet gösteren üç Eğitimsen şubesinin oluşturabileceği
bir Sendikalar Platformu, üniversite mezunlarının
kurduğu bir Mezunlar Tiyatrosu Platformu, belli
bölgelerde faaliyet gösteren grupların kurduğu bir
Bölge Tiyatroları Platformu vs… Ancak bu platformların
oluşması için henüz yeterli ortamın oluşmadığı gözlenmektedir
ve zamana ihtiyaç vardır.
İATP'nin tek faal platformu ÜTP'nin geçtiğimiz yıl
içerisindeki faaliyetlerini gözönüne alırsak platformlaşmanın
yaratacağı olanaklar daha iyi anlaşılacaktır. Bildiğimiz
gibi üniversite tiyatrolarını YÖK bünyesinde bütünleştirerek
bürokratik bir kontrol mekanizması oluşturmayı amaçlayan
TOBAV'a karşı ÜTP tarafında gösterilen örgütlü tavır,
en azından Ankara'da bir rahatsızlık yaratmış, toplantıların
işleyişini sekteye uğratmıştır. Sadece TOBAV örneğinden
yola çıkarak ÜTP gruplarının kendi iç sorunlarında
özelleşmenin yarattığı olanaklar sayesinde bugün
Türkiye'deki üniversite tiyatroları ortamına müdahil
olabildiğini ve alternatif politikalar üretebildiğini
görebiliriz. Bu nedenle İATP'nin önümüzdeki yıllarda
diğer alanlardaki platformlaşma girişimlerini hayata
geçirebilmesi gerekmektedir.
3. İATP "topluluklar arasındaki iletişimi düzenli
hale getirmeyi, ortak sorunlar çerçevesinde dayanışmayı,
bilgi alış verişini ve ortak etkinlikleri hedefler".
Öyle görünüyor ki bu, geçtiğimiz dönem içerisinde
İATP'nin en hızlı gelişim kaydettiği alan oldu;
özellikle ortak etkinlikler. İATP etkinliklerinin
temelini oluşturan İATG, geçtiğmiz yıl önemli bir
organizasyon sorunu yaşanmadan gerçekleştirildi.
Geniş katılımlı iki seminer hayata geçirilebildi.
Bu deneyimlerin yazılı belge haline getirilmesi
başarıldı. İATP bülteni kısa süre sonra dolaşıma
çıkacaktır ve oluşan birikimin dışa açılmasını sağlayacaktır.
Yine, başlangıçta sözü edildiği gibi, deneyimlerimizi
ortaklaştırmaya, hatta belki teorize etmeye yarayacak
şu anda yapmakta olduğumuz geniş katılımlı genel
toplantının da önemli bir aşamayı temsil ettiği
bir gerçektir.
4. "Teatral yardımlaşma ve
alışverişi temel alan topluluklar arası ilişkilerde
belli bir hukukun inşa edilmesi esastır" Bu
İATP'nin ATÇ'den ayrılışının temelindeki tartışmalar
da düşünüldüğünde platform gruplarının çok hassas
olduğu bir meseledir. Bu yaklaşım, piyasadaki gruplar
arası ilişkiler gözönüne alındığında alternatif
bir tavrı içermektedir.
Sonuç olarak, İATP bugün için dayanışmayı ve ortak
faaliyetler yürütmeyi hedefleyen, kendisini gruplar
üstü bir karar organı olarak kodlamayan, toplulukları
kendi özel sorunları üzerinden platformlaşmaya yönlendiren,
birikimlerini ve deneyimlerini yazılı olarak kamuoyuyla
paylaşan, tiyatro ortamına her düzeyde müdahil olmayı
amaçlayan etik duyarlılığa sahip bir platform örgütlenmesi
olarak kendisini göstermektedir. İATP gurplarının
birlikte yola çıkılan noktaya göre önemli mesafeler
katettiğini kabul etmek gerekir. Ama bir şeyi yeniden
hatırlamakta fayda var: İATP tamamlanmış bir süreç
değildir, kendisini sürekli olarak yeniden tanmlamalı
ve keşfetmelidir.
|
|
|